Hoşgeldiniz Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.
25 Ekim 2014, 09:14

Gönderen Konu: ÇOCUKLAR İÇİN DE KABİR SUALİ VE AZABI VAR MIDIR?  (Okunma sayısı 2890 defa)

Çevrimiçi Hanif Muvahhid

  • Administrator
  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 1058
  • Değerlendirme Puanı: +24/-1
ÇOCUKLAR İÇİN DE KABİR SUALİ VE AZABI VAR MIDIR?

Müellif: İbni Kayyım el-Cevziyye (691-751H)
Eser: Kitab er-Ruh, 87-88

بسم الله الرحمن الرحيم

Bu konuda Ahmed bin Hanbel'den iki görüş gelmiştir. Tartışmalar bu görüşler etrafında dönmektedir.                                      
              
Kabir sualinin çocukları da içine alacağını söyleyenlerin delili, çocukların cenaze namazlarını kılmanın, onlara dua etmenin meşru olmasıdır. Malik'in Muvatta'sında Ebu Hureyre (ra) yoluyla gelen bir hadiste Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem), bir çocuğun cenazesini kıldıktan sonra: "Allah'ım, onu kabir azabından koru!" (Malik, Muvatta; İbni Ebi Şeybe) diye dua ettiği rivayet edilir. Kabir azabından ve sualinden koruması için Allah'a dua etmek, onun da sual vereceğine delildir.

Diğer bir delil Ali bin Ma'bed'in Hz. Aişe (raa)'dan rivayet ettiği hadistir. Rivayete göre Hz. Aişe küçük bir çocuğun cenazesini görür ve ağlamaya başlar. Denir ki: "Ey mü'minlerin annesi, niçin ağlıyorsun?" Bu suale karşı Hz. Aişe: "Kabrin sıkacağı şu çocuğa olan şefkatimden dolayı ağlıyorum." (Kurtubi, Tezkire, 100) der.

Diğer bir delil de Hennad bin Süra'nın Ebu Muaviye'den, onun da Yahya bin Said'den, onun da Said bin Müseyyeb'den, onun da Ebu Hureyre'den naklettiği olaydır. "Rasulullah, hayatında hiç günah işlememiş bir çocuğun cenaze namazını kıldıktan sonra: "Allahım, onu kabir azabından koru" diye dua etmişdir.

Diyorlar ki: "Allah, çocukların durumlarını bilmeleri için onları olgunlaştırır, sorulan sorulara cevap vermeleri için onlara ilham verir." (Malik, Muvatta; Beyhaki)

Şu delil de onlara aittir: Rasulullah'tan gelen birçok hadisler, çocukların ahirette sorguya çekileceklerini ifade etmektedir. İmam Eş'ari Ehli Sünnetten bu görüşü naklettikten sonra: "Ahirette sorguya çekilmeleri, kabirde de sorguya çekilmelerine engel değildir." der.

Birinci görüşü kabul etmeyenler de şöyle derler: Sual sorulacak kişinin insanlara peygamber olarak gönderilen Rasulü, kavrayabilecek bir seviyede olması gerekir ki "Rasule iman edip ona itaat etti mi, yoksa etmedi mi?" diye sorulsun. Zira, "Size peygamber olarak gönderilen şu adam hakkında ne diyorsun?" denildiğinde çocuk bundan birşey anlayamayacaktır. O halde: "Size peygamber olarak gönderilen şu adam hakkında ne diyorsun?" diye çocuğa nasıl sorulabilir? Kabirde çocuğa akıl verilse de bilmediği, öğrenmediği birşeyden sormanın hiçbir anlamı yoktur. Ahirette imtihan edilmesi ise bundan farklıdır. Allah, onlara Rasul göndermiş, akılları olduğundan, gönderilen Rasule uymalarını emretmiştir. Kim Rasule tabi olursa, onu kurtarır. Asi olanı ise cehenneme atar. Buradaki sorgulama, o anda yapmaları gereken bir işten dolayıdır. Münker ve Nekir meleklerinin kabirde yaptığı gibi dünyada yapmış oldukları itaattan ya da isyandan dolayı yaptıkları sorgulama değildir.

Ebu Hureyre'den gelen rivayette, çocuğun dünyada yaptığı iyilik veya kötülüğük karşısında ceza görmesi, kabir azabı demek değildir. Çünkü Yüce Allah günahsız kimseleri cezalandırmayacaktır. Belki kabir azabından, işlediği bir suçun günahı yoksa, başka bir sebepten dolayı duyulan acı kastedilmektedir. Mesela bir hadiste: "Ölü, ehlinin arkasından ağlamasından dolayı azap görür." (Buhari; Müslim; Ahmed) buyurulmaktadır. Yani işlediği bir günahtan değil de ehlinin ağlamasından dolayı acı çeker. Ayeti celilede bu husus: "Kimse, kimsenin günahını yüklenmez." (el-En'am 6/164) şeklinde açıklanmaktadır.

Rasulullah'ın: "Yolculuk, azaptan bir cüzdür" sözü de buna benzer. Buna göre azap ukubetten daha geniş bir manayı ifade eder. Şüphesiz kabirde acılar, kederler ve ateşler vardır. Bunlar çocuk için sözkonusu değil ki çocuk acı çeksin. İşte çocuğun cenaze namazının kılınması Allah'ın bu çeşit azaptan koruması içindir.

Allah en iyisini bilir.
« Son Düzenleme: 20 Eylül 2010, 16:06 Gönderen: Hanif Muvahhid »
"Siz, haddi aşan kimseler oldunuz diye, sizi Kur'an'la uyarmaktan vaz mı geçelim?" (Zuhruf 43/5); "Ey kavmim! Doğrusu ben sizin için, Nuh milletinin, Ad, Semud ve onlardan sonra gelenlerin durumu gibi, peygamberleri yalanlayan toplulukların uğradıkları bir günün benzerinden korkuyorum." (Gafir 40/30)

Çevrimiçi Hanif Muvahhid

  • Administrator
  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 1058
  • Değerlendirme Puanı: +24/-1
Ynt: ÇOCUKLAR İÇİN DE KABİR SUALİ VE AZABI VAR MIDIR?
« Yanıtla #1 : 24 Eylül 2010, 20:06 »
Müellif: Şeyhu'l-İslam İbni Teymiyye (661/728)
Eser: Mecmua el-Feteva, cilt 4

بسم الله الرحمن الرحيم

Çocuk öldüğünde kabrinde imtihan edilir mi ve Münker ile Nekir tarafından sorguya çekilir mi?

İmam Ahmed'in ve başkalarının mezhebine göre bu konuda iki görüş vardır:

Birinci görüşe göre; imtihan edilmez. İmtihan ancak dünyada mükellef olanlar içindir. Bir grub alim bu görüştedir. Kadı Ebu Ya'la ve İbn Akil bunlardandır.

İkinci görüşe göre; imtihan edilir. Bunu Ebu Hakim el-Hemedani ve Ebu'l-Hasan İbni Abdus zikretmiş ve Şafii'nin ashabından nakletmiştir. Çocuğun ve delinin telkini de bu görüşe göre yapılmaktadır. Kabirde imtihan olur, diyenler ona telkin yaparlar.

Malik ve başkaları Ebu Hüreyre'den, Resulüllah'ın bir çocuğun cenaze namazını kıldığını rivayet etmiştir. Resulüllah: "Allah'ım, onu kabir azabı ve fitnesinden koru!" buyurmuştur. (Buhari; Müslim; Ebu Davud)

Bu söz ahirette imtihan olurlar ve kıyamet günü mükelleftirler, diyenlerin görüşüne uygundur. Nitekim ilim ehlinin, hadis ve kelam ehlinden ehl-i sünnet alimlerinin çoğunun görüşüdür.

Ebu'l-Hasan el-Eş'ari'nin ehl-i sünnetten zikrettiği ve tercih ettiği de budur. İmam Ahmed'in esaslarının gereği de budur. Allahü a'lem.
 
Mü'minlerin çocukları Cennet'e giriyorsa, onların ve başka mü'minlerin ruhları da, farklı derecelerde de olsalar, Cennet'tedir. Küçüklerin dereceleri babalarının dereceleri ve -amelleri varsa- amellerinin dereceleriyle belirlenir. Şüphesiz Resulüllah'ın oğlu İbrahim başkası gibi değildir. Küçük çocuklar yaptıkları iyiliklerin karşılığını alırlar. Ama günahları yazılmaz.

Nitekim bir kadının, Resulüllah'a bir çocuğu göstererek: "Bunun haccı olur mu?" diye sorduğu, Resulüllah'ın da: "Evet, senin de ecrin vardır" buyurduğu Müslim'de rivayet edilmiştir.

Hadis kitablarında Resulüllah'ın şöyle buyurduğu rivayet edilir: "Yedi yaşında namaz kılmalarını emredin. On yaşında kılmazlarsa dövün ve yataklarını ayırın!"  (Ebu Davud; Ahmed)

Çocuklara Aşure ve başka günlerde oruç tuttururlardı. Çocuk namaz, oruç, hac ve diğer ibadetlerden dolayı sevap kazanır ve kendisi gibi amel işlemeyenlerden üstün olur. Ayrıca ana ve babasına yaptıkları ikramdan dolayı da ecir alır. Dünya nimetleri içinde kazandıklarından ve ana-babasına verdiklerinden de faydalanır ve bu şekilde davranmayanlardan üstün olur.     

Mü'minlerin ruhlarının Cennet'te olduğuna ilişkin haberler varid olmuştur. Resulüllah'ın şöyle buyurduğu nakledilir: "Mü'minin ruhu Cennet'ten beslenir." (Buhari; Ahmed)

Burada "Kıyamet gününden önce" diye bir kayıt da yapılmamıştır.

Şüphe yok ki, ruhlar yaratılmıştır. Ruhlar, yok olmaz ve fena bulmaz. Onların ölümü bedenlerden ayrılmalarıdır. Sur'a ikinci defa üfürüldüğünde bedenlere tekrar dönerler.

Ataları Hz. Adem'in suretinde Cennet'e giren Cennet ehlinden her birinin uzunluğu altmış arşındır. Bu, sahih hadislerle sabittir.

Bazıları kafirlerin çocukları Cennet ehlinin çocuklarına hizmet ederler, demişlerdir. Ancak bunun aslı yoktur.

Buhari ve Müslim'de rivayet edilen sahih hadislerde, dünya ehlinin Cennet'i dolduramayacakları bildirilmiştir.

Allah, Cennet'i doldurmak için başka yaratıklar yaratır ve onları da Cennet'e koyar.

Allah Ademoğulları dışında yarattıklarını, Cennetin dünya ehlinin doldurmadığı kısmına yerleştiriliyorsa, acaba Ademoğullarından Cennet'e giren ve önceden yerleştirilenler nasıl olurlar?

Bunlar da daha sonra yaratılan ve Cennet'in boş kalmış kısmına yerleştirilenlerden Cennet ehli olmağa daha layık olmazlar.

"Sizden Cehennem'e uğramayacak hiç kimse yoktur!" (Meryem 19/71) ayetindeki "uğranmayı", Müslim'in rivayet ettiği sahih hadiste Resulüllah;
"Sırattan geçmek" diye açıklamıştır. (Müslim)

Sırat, köprüdür.

Büyük-küçük ölen bütün insanlar, Cennet'e girmek için mutlaka onun üzerinden geçecektir.
 
Cennet ehlini dolaşan ölümsüz gençlere gelince; bunlar dünya insanı olmayan bir nevi Cennet yaratıklarıdır. Sonra dünya insanları Cennet'e girdikleri zaman Cennet ehli gibi yaradılışları mükemmelleşir.

Adem suretinde, yukarıda geçtiği gibi, altmış arşın uzunluğunda ve otuzüç yaşında olurlar. Enlerinin de yedi arşın olduğu rivayet edilmiştir. Allahü alem.

Soru:

Çocuk diriltilip sorguya çekilecek mi, çekilmeyecek mi?

Sorguya çekilecekse kendisine ne sorulacaktır?

Mükellef olanlar ile mükellef olmayanların dirilişi ve sorgusu aynı mıdır?

Cevap:

Alemlerin Rabbine hamdolsun.

Çocuk ve deli gibi mükellef olmayanların kabrinde imtihan edilip edilmediği ve Münker ile Nekir'in kendilerine sorular sorup sormayacakları konusunda alimlerin iki görüşü vardır:

Birinci görüşe göre; imtihan olurlar. Ehl-i sünnet alimlerinin çoğunun görüşü budur. Ebu'l Hasan İbni Abdus bunu onlardan zikretmiştir. Ebu Hakim en-Nehrevani ve başkaları da bunu zikretmiştir.

İkinci görüşe göre; bunlar kabirde imtihan olmazlar. Kadı Ebu Ya'la, İbnu Akil ve başkaları bunu zikretmiş ve imtihanın dünyada mükellef olanlar için olduğunu söylemişlerdir.

Birinci görüşte olanlar, Resulüllah'ın hiç günah işlememiş bir çocuğun namazını kıldığını ifade eden el-Muvatta'daki şu hadisi delil gösterirler: "Allah'ım, onu kabir azabından ve kabir fitnesinden koru!" Bu da imtihan edildiğini (sorguya çekildiğini) gösterir.

Yine, kafirlerin mükellef olmayan çocuklarının ahirette sorumlu oldukları da bunun bir delilidir. Bu konuda birçok hadisler varid olmuştur.

Ebu'l-Hasan el-Eş'ari'nin Ehl-i Sünnet ve'l-Cemaat'tan naklettiği görüş de budur.

İmam Ahmed ve başka imamlardan varid olan görüş, müşriklerin çocukları hakkında susmak, yani imtihan olmaları ve ahirette mükellefiyetleri hakkında bir görüş belirtmemek şeklindedir. Nitekim Buhari ve Müslim'de Resulüllah'a bunlar sorulduğunda: "Ne yaptıklarını Allah bilir!" diye cevap verdiği kaydedilmiştir.

Buhari'deki Semura hadisinde, onlardan bazılarının Cennet'e gireceği ifade edilmiştir.

Yine Müslim'de geçtiğine göre Hızır'ın öldürdüğü çocuk önceden kafir olarak belirlenmiştir. Çocukların ve başkalarının bazısı mes'ud, bazısı da bedbaht olduğuna ve bunun hayattaki imtihanın sonucu olarak ortaya çıktığına göre, ahiretteki imtihanları da anormal olmaz.

Ancak bu, mü'minlerin çocuklarının mutlak olarak Cennet'te olduklarını ifade etse bile, ayrı ayrı herbirinin çocuğunun Cennet'te olduğu anlamına gelmez. Çünkü müslümanlar arasında doğan çocuk, mü'minler arasında münafık da olabilir. Allahu a'lem.
"Siz, haddi aşan kimseler oldunuz diye, sizi Kur'an'la uyarmaktan vaz mı geçelim?" (Zuhruf 43/5); "Ey kavmim! Doğrusu ben sizin için, Nuh milletinin, Ad, Semud ve onlardan sonra gelenlerin durumu gibi, peygamberleri yalanlayan toplulukların uğradıkları bir günün benzerinden korkuyorum." (Gafir 40/30)

 

Related Topics

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
0 Yanıt
1323 Gösterim
Son İleti 28 Ağustos 2010, 17:29
Gönderen: Hanif Muvahhid
0 Yanıt
1346 Gösterim
Son İleti 26 Aralık 2012, 03:12
Gönderen: Abdulmelik
0 Yanıt
2267 Gösterim
Son İleti 07 Ocak 2013, 20:30
Gönderen: Hanif Muvahhid
1 Yanıt
464 Gösterim
Son İleti 17 Nisan 2014, 22:15
Gönderen: Abdulmelik
1 Yanıt
159 Gösterim
Son İleti 15 Eylül 2014, 18:37
Gönderen: Abdulmelik