Darultawhid
Duyurular:
Din ancak kitap ve mizan ile ayakta durur. Kitap yol gösterir ve demir ise onu destekler. (İmam İbn Teymiyye)
 
*
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 08 Eylül 2010, 06:01


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Tüm hakkı Allah rızası için vakfedilmiştir.
Sayfa: [1]
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen Konu: Hatim duası ne zaman bidat olur?  (Okunma Sayısı 104 defa)
Hanif Muvahhid
Administrator
Full Member
*****

Değerlendirme Puanı: +1/-0
Online Online

Mesaj Sayısı: 189


« : 24 Temmuz 2010, 20:12 »

Kur’an-ı hatmettikten sonra yapılan duaya “hatim duası” adı verilir. Cabir bin Abdullah (ra)’dan rivayet edildiğine göre Resulullah (sav) hatim duası ile alakalı olarak şöyle buyurmuştur: “Kim Kur’an’ı hatmederse, onun kabul olunmuş bir duası vardır.” (Darimi; Suyuti Camiu’s-Sağir, 2/175) Bu konuda varid olmuş bir başka hadisde ise Resulullah (sav), hatimden sonra dua eden kimselere Allah’ın, “cennette bir ağaç ihsan edeceğini” haber vermiştir. (Suyuti, Camiu’s-Sağir, 1/96)

Bazı rivayetlerde Resulullah (sav)’in kendisinin de hatimden sonra dua ettiği bildirilmektedir. Enes bin Malik (ra)’dan rivayet edilen bir hadise göre Resulullah (sav), hatim yapacağı zaman ehl-i beytini toplar ve hatim duası yapardı. (el-Furi, Kenzü’l-Ummal, 1/392) İbni Mes’ud (ra)’nın rivayetine göre de, Resulullah (sav) ehl-i beytini toplar, dua eder, onlar da “amin” derlerdi. (Sehavi, Cemalü’l Kurra, 34)

İbnü’l-Cezeri; “Kur’an sahibinin kabul olunmuş bir duası vardır. Allah isterse onu sahibine hemen dünyada verir, dilerse onu ahirete bırakır.” (Darimi; Suyuti Camiu’s-Sağir, 2/175) hadisine işaret ederek, “Kur’an’ı hatmedenin bu hadisin zahiri manasına göre, dua etmesi müstehaptır” demektedir. (İbnü’l-Cezeri, Takribu’n-Neşr, 194)

Sahabeden Abdullah bin Mesud (ra), Abdullah bin Abbas (ra) ve Enes bin Malik (ra) başta olmak üzere bazı sahabilerin de hatim dualarına katıldıkları, aile fertleriyle birlikte hatim duası yaptıkları rivayet edilmiştir. (Darimi, Fazailü’l-Kur’an, 33; İbni Kudame, el-Muğni, 1/803) Mücahid de, sahabenin hatim duasına iştirak etmeye özel bir önem verdiğini belirtmek maksadıyla: “Ashabı Kiram, ilahi rahmet iner diye hatim esnasında hazır bulunurlardı” demektedir. (Suyuti, el-İtkan, 1/311)

Rivayetlere göre büyük muhaddis Buhari, Ramazan ayının ilk gecesinde ashabı, eşi dostu talebeleri toplanır onlara teravih namazı kıldırırdı. Her rekatta yirmi ayet okuyarak hatmederdi. Ayrıca gecenin yarısından başlayarak son üçte birine kadar olan zaman diliminde Kur'an okur ve bu şekilde de her üç gecede bir hatmederdi. Gündüz de her gün bir hatim indirir, hatmi de iftar vaktinde bitirir ve "her hatim yapıldığında müstecap (kabul olunan) bir dua vardır" derdi. (Beyhaki, Şuabu’l-İman, 2/416)

Kurtubi şöyle der: “Ben derim ki: Kur'an'ı hatmettiği vakit, ailesini bir arada toplaması müstehaptır. Ebu Bekr el-Enbari anlatıyor: Bize İdris haber verdi: Bize Halef anlattı: Bize Veki Mis'ar'dan, o Katade'den naklederek dedi ki: Enes bin Malik Kur'an'ı hatmettiğinde aile halkını toplar ve dua ederdi. Bize İdris haber verdi. Bize Halef anlattı. Bize Cerir, Mansur'dan, o el-Hakem'den rivayetle dedi ki: Mücahid ve Ebu Lübabe'nin oğlu Abde ve bir grup kimse, mushaftan Kur'an'ı hatmederlerdi. Hatmin sonuna geldiklerinde bizlere: Yanımıza gelin, çünkü Kur'an hatmedildiği sırada rahmet iner, diye haber gönderirlerdi. Bize İdris haber verdi, bize Halef anlattı. Bize Huşeym, el-Avvam'dan, o İbrahim et-Teymi'den rivayetle dedi ki: Sabah saatlerinde Kur'an'ı hatmeden kimseye, melekler, akşamı edinceye kadar dua eder. Akşamın ilk vakitlerinde Kur'an'ı hatmeden kimseye de melekler, sabahı edinceye kadar dua ederler. O bakımdan onlar Kur'an-ı Kerim'i gecenin veya gündüzün ilk saatlerinde hatmetmeyi seviyorlardı.” (Kurtubi, Tefsir, 1/30)

Hatim duasına geçmeden önce Nas ve Fatiha sureleri ile Bakara suresinin başından beş ayet okumak sünnettir. Bu konuda Übey bin Ka’b’ın şöyle dediği nakledilir: “Resulullah (sav), Nas suresini okuduğu zaman, Fatiha suresine başlar, sonra Bakara suresinin başından “ve ulaike humu’l-müflihun”a kadar okur, hatim duasını yapar, daha sonra da kalkardı.” (Suyuti, el-İtkan, 1/313) Resulullah’ın, Kur’an-ı Kerim’i terkedilmiş bir vaziyette bırakmamak için böyle yaptığı rivayet edilmektedir. Kurtubi’de şöyle geçer: “Kur'an'ı hatmettiği her seferinde tekrar Fatiha'dan başlamak. Böylelikle Kur'an terkedilmiş gibi olmaz. İşte bundan dolayı Rasulullah (sav) Kur'an'ı hatmettiği vakit, Kur'an'ın baş tarafından -Kur'an terkedilmiş gibi olmasın diye- beş ayet kadar bir miktar okurdu. İbni Abbas'ın rivayetine göre, bir adam gelip: Ey Allah'ın peygamberi, hangi amel daha faziletlidir? diye sormuş. Hz. Peygamber ona şu cevabı vermiş: Sana konup göçen gibi olmanı tavsiye ederim. Adam: Konup göçen ne demektir, diye sorunca Hz. Peygamber şu cevabı verir: Kur'an okuyan kişi, başından başlar, sonuna gelince tekrar başına geçer. Her konduğunda hemen göçer. (Tirmizi)” (Kurtubi, Tefsir, 1/30) İbnu'l-Esir, "Kur'an okuyan kişi, başından başlar, sonuna gelince tekrar başına geçer. Her konduğunda hemen göçer." şeklindeki hadisi zikrettikten sonra, Mekke'lilerin de bu uygulamayı sürdürdüklerini kaydetmektedir. (Garibu'l-Hadis, 1/430)

Hanefi alimlerine göre Kur'an-ı Kerimi hatmettikten sonra, camide ya da başka bir yerde topluca dua etmek Rasulullah efendimizin ve ashabının uygulamadığı bir bid'attır. (Bezzaziye, 6/380; Feteva el-Hindiyye, 5/380; Feteva el-Hindiyye, 5/318) Ancak hatim yapanın kendi çoluk çocuğunu toplayıp, evinde onlarla beraber dua yapması müstehaptır, denmiştir. (Feteva el-Hindiyye, 5/317) Yukarıda naklettiğimiz "Kur'an-ı Kerim hatmedildiğinde yapılan dua kabul olunur." rivayetiden anlaşıldığına göre, bid'at olan, dua etmek değil, topluca ve sesle dua etmektir. Hatim okuyanların adlarını okuyarak yapılan dualar, bid'at üstüne bid'at demetir. Bunun dışında Kur’an’ın hatmedildiği geceki teravih namazında secde ayetlerinin toplu olarak okunması, hatim gecesi toplanılması ve minbere çıkılması gibi davranışların bir aslı yoktur. Bir kimse öldüğünde Perşembe geceleri hatmedip, birtakım yiyecekler üzerine Kur’an okuyarak bu yemekleri ihtiyaç sahiplerine ölünün ruhu esenlik bulsun diye dağıtmak da bidattir.

Eğer bunların herhangi birinde bir hayır olsaydı muhakkak bu sayılanlar bizzat Resulullah (sav) ve ashabı tarafından yapılır, selefi salihin tarafından nakledilir ve de bunlar ile amel edilirdi. Bilindiği üzere Resulullah (sav) sünnetine ve raşid halifelerin yoluna uymamızı emretmiş aynı zamanda da dinde sonradan ortaya çıkarılmış her türlü bidatten de bizleri sakındırmıştır. Bu bidatlerin sapıklık olduğuna ve reddedileceğini, bu bidatlerle amel eden kişilere geri döndürüleceğini ve bu kimselerin bu amelleri sebebiyle ödüllendirilmeyeceklerini bildirmiştir.

İrbad bin Sariye (ra) Resulullah (sav)’in ümmetine bunu vasiyet ettiğini sahih bir hadiste nakletmiştir: “Sizden kim benden sonra yaşarsa birçok ihtilaflar görecektir. Bu yüzden sünnetime ve hidayete erdirilmiş raşid halifelerin sünnetine sarılmanız gereklidir. Ona azı dişlerinizle ısırır gibi sarılıp bırakmayın, sizleri sonradan ortaya çıkmış işlerden sakındırırım. Şüphesiz her sonradan icad edilmiş şey bidattir. Her bidat de cehennemdedir.” (Ahmed; Ebu Davud; Tirmizi; İbni Mace; İbni Ebi Asım, es-Sünne, 1/29-30; İbni Hibban; İbni Abdi’l-Berr, Cami, 2/222, 224; Hakim; Taberani; Beyhaki; Cemü’l-Fevaid; Darimi; Tahavi, Müşkil, 1/85-87; Tayalisi; Acuri, 40 Hadis, #8) Yine Resulullah (sav) şöyle buyurmaktadır: “Kim  bizim  şu  işimizde  dinimizde  olmayan  bir  şeyi  sonradan  icad  ederse  bu  reddolunur.” (Müslim;  Ebu Davud)

Bildiğimiz kadarıyla hatimden sonra, okunması şart olan belli dua yoktur, yahut da dua etmenin özel bir biçimi yoktur. Bu konuda herhangi bir nakil yahut belli bir dua bulunduğuna ve de bu duanın özel belirlenmiş bir biçimde edileceğine dair bir delil yoktur. Ancak herkesin istediği biçimde dua etmesi caizdir ve kişilerin kendilerine faydalı olacak şeyler isteyerek –affedilmek, cehennem azabından kurtularak cennete kavuşmak, her türlü fitneden kurtulmak, Allah’ın razı olacağı bir biçimde ilme sahip olmak, Kur’an’ı anlamak, ezberlemek ve gereğiyle amel etmek ilh… için dua etmek- kişinin hayrınadır. Dolayısıyla herkes ihtiyacına göre dua eder. Bunun delili Enes (ra)’nın Kur’an hatmettikten sonra ailesini de toplayarak dua etmesidir. Bu vesileyle Ramazan’da yahut Ramazan dışında Müslümanlar Kur’an hatmettiklerinde; onların, Allah’a dua etmeleri, dünya ve ahiretleri için Allah’tan istekte bulunmaları müstehaptır.

Hep aynı duayı okumak da uygun değildir. Ne istediğini şuurlu olarak bilmek gerekir. Ne istediğinin farkında olmadan dua etmek uygun olmaz. Belli şeyleri ezberleyip, şiir okur gibi dua etmek mekruhtur. Dua, uyanık kalb ile ve sessiz yapılmalıdır. Dua bir ibadettir ve edebine uygun yapılmalıdır.
« Son Düzenleme: 14 Ağustos 2010, 02:21 Gönderen: Hanif Muvahhid » Logged

"Siz, haddi aşan kimseler oldunuz diye, sizi Kur'an'la uyarmaktan vaz mı geçelim?" (Zuhruf 43/5); "Ey kavmim! Doğrusu ben sizin için, Nuh milletinin, Ad, Semud ve onlardan sonra gelenlerin durumu gibi, peygamberleri yalanlayan toplulukların uğradıkları bir günün benzerinden korkuyorum." (Gafir 40/30)
Sayfa: [1]
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  


Benzer Konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
Site içeriği ile alakalı önemli açıklama!
Davetimiz
Darultavhid 1 267 Son Mesaj 25 Ağustos 2010, 06:47
Gönderen: Darultavhid
Hatim duası ne zaman bidat olur?
Bidat / Mübtedi
Hanif Muvahhid 0 28 Son Mesaj 14 Ağustos 2010, 02:25
Gönderen: Hanif Muvahhid
Hatim duası ne zaman bidat olur?
Fıkıh
Hanif Muvahhid 0 30 Son Mesaj 14 Ağustos 2010, 02:26
Gönderen: Hanif Muvahhid
MySQL Kullanıyor PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.9 | SMF © 2006-2008, Simple Machines LLC

Tüm hakkı Allah rızası için vakfedilmiştir.
XHTML 1.0 Uyumlu! CSS Uyumlu! Dilber MC Theme by HarzeM